Bilinçaltı Zihin Zaman Çizgisi Terapisi Nedir?
1985’te, Tad James, M.S., Ph.D., uzun yıllar NLP ve Hipnoterapi Master Eğitmeni olarak çalıştıktan sonra, insanların zamanı nasıl kodladıkları üzerine çalışarak Time Line™ (Zaman Çizgisi) Terapisi adlı bir tedavi yöntemi ortaya çıkardı.

Aslında “Zamanın akışı” sözü ilk defa Aristo’nun Fizik IV adlı kitabında geçmişti, William James daha 1890’da “çizgisel hafıza”dan bahsediyordu. Son olarak, NLP’nin kurucuları, Richard Bandler ve John Grinder, bu kavramı 1970’lerin sonlarında incelediler.

Dr. James, içsel hafıza depolanması sistemi kavramını bir adım ileri götürerek çok kısa bir sürede kalıcı ve uzun süreli bir dönüşüm yaratan teknikler tasarladı. Bu güçlü Time Line Terapi teknikleri davranışlarda hızlı, etkili ve uzun vadeli değişimler yapmak için tercih edilen metotlar haline geldi.

Zaman çizgimiz, bilinçaltımızın zamanı nasıl kodlayıp hafızamızda sakladığının metaforik bir açıklamasıdır.

Geçmiş bir anıyla, gelecek hayali arasındaki farkı bilmemizi sağlar.

Değerlerimiz ve inançlarımız, hatıralarımız, iyi ve kötü kararlarımız burada toplanır ve dünyayla nasıl ilişki kurduğumuzu belirler.

Bu terapi, bir özne grubunun etrafında hatıralarımızı nasıl depoladığımızı, hedef belirlemede ve zaman yönetiminde zamanı nasıl algıladığımızı, zamanın neden bazılarının lehine ve bazılarının aleyhine işlediğini ortaya koyar ve bir zaman çizgimiz olduğu keşfini yapmamızı sağlar.

Zaman Çizgisi Teknikleri’ni kullanılarak kişi artık, olumsuz duygulardan ve sınırlayıcı kararlardan hızla kurtulabilir. Ve kişinin geçmişindeki belirgin problemleri çözüme kavuşturarak hızlı ve kalıcı sonuçlar almamızı sağlar.

Bilinçaltı Zihin:

Zaman Çizgisi Terapisi’nde “bilinçaltı zihin” kelimeleri gizemli veya alışılmamış bir niyet için kullanılmamaktadır, sadece “şu an” zihninizin bilinçli olmayan bölümüdür. Bilinçaltı zihniniz sizin çok önemli bir parçanızdır. Çünkü kalbinizin atmasını, lenf sisteminizin dolaşımını, kalp atışlarının devam etmesini, gözlerinin kırpışmasını, midenizin yemekleri sindirmesini ve belki de daha önce hiç düşünmediğiniz birçok görevi yapmanızı sağlıyor.

Takdir edilmesi gereken ilk şey, bilinçaltı zihnin tüm öğrenmenin, tüm davranışların ve tüm değişimin kaynağı olduğudur:

Öğrenme: Öğrenen tarafınız bilinçaltı zihninizdir, bilinçli zihniniz değil. Şimdi, geçmişte bilinçli olarak öğrendiğinizi düşünebilirsiniz ve öğrenme bilinçli zihinden geçmek zorunda olsa da hatırlayan taraf bilinçaltı zihninizdir. Bir kere öğrenilen her şey bilinçaltı zihinde yatar.

Şimdiye kadar bütün öğrendiklerinizi düşünün. Konu ima edilene kadar bunları bilinçli olarak hatırladınız mı? Büyük ihtimalle hiç! Eğer bilinçli olarak bildiğiniz tüm telefon numaralarını hatırlamak zorunda olsaydınız başka hiçbir şeye yer kalmazdı, öyle değil mi? Yani bütün öğrenme bilinçaltında yer alır.

 

Öğrendiğiniz tüm telefon numaralarını ve şimdi bildiklerinizi düşünün. Mesela ev telefonunuzun numarasını biliyorsunuz, öyle değil mi? Peki telefon numaranızı hatırlamadan önce neredeydi? Açıkça bilinçli olmadığınız bir yerde – bilinçaltınızda – saklanmıştı. Burada önemli olan tüm öğrenmenin, öğrendiğiniz herşeyin bilinçaltı zihinde saklanıyor olmasıdır.

Davranış: Hipnoz Seminerlerimden birinde bir öğrenci bana yaklaştı ve “bilinçsiz olarak kolumu hareket ettirmemi sağlayabilir misiniz?” diye sordu. Ona kolunu hiç bilinçli olarak hareket ettirememeyi düşünüp düşünmediğini sordum. “Parmak uçlarınla omzun arasında kaç tane kas var biliyor musun? 159 tane. Yani elini bilinçli olarak hareket ettiremezsin. Onu bilinçsiz olarak hareket ettirmek zorundasın. Sadece elinin hareketi değil; tüm davranışlar bilinçaltında üretilir. Yürümeyi düşün. Yalnızca bir ayağını diğerinin önüne koyuyorsun, öyle değil mi? Fakat yaparken bunu düşünmüyorsun. Sadece yapıyorsun. Hatta yürümeyi düşünürsen karşıtlık yaratır. Yürümeyi düşünmek bilinçli bir şeydir. Onun yürümeyle çatışması bize davranışın bilinçsiz bir şekilde üretildiğini gösteriyor.

İşe arabayla gelirken onun ne kadar bilincindeydin? Tüm yolculuğu hatırlıyor musun? Veya hiçbir şey mi hatırlamıyorsun? Eğer gerçek bir korku istiyorsan otobanda sürerken sağ tarafındaki sürücülere bak. Onlar da büyük ihtimalle bilinçsizler!

Bir örnek daha. Asansöre biniyorsun ve bir düğmeye basıyorsun (8 diyelim) ve kapılar kapanıyor. Yukarı bakıp numaraları izliyorsunuz 1, 2, 3, 4, 5, 6 kapılar açılıyor ve yanınızdaki kişi dışarı çıkıyor, siz de onu takip ediyorsunuz. “Bu sekizinci kat mı?” İtiraf edeyim ben bunu hep yapıyorum.

Değişim: Geçmişte değiştirmek istediğiniz kötü bir alışkanlığınızı düşünün. Kolay mıydı? Büyük ihtimalle değildi? Birçok insan kötü bir alışkanlığı değiştirmekte zorlanır. Bu onlar için zaman alıcı bir şeydir. Hatırlıyorum da altmışlı yıllarda favoriler uzundu ve ben kendiminkilerle durmadan oynardım ve bir gün bunu bir daha yapmayacağım dedim. Ve bilirsiniz, beş dakika sonra aynı şeyi yapıyordum.

Eğer değişim o kadar kolay olsaydı biraz salak bir arkadaşınıza yürüyüp “ah, af edersin ama biraz salaksın! Lütfen değişir misin?” Ve onlar değişir. Tabi değişim bilinçliyse! Gerçek dünyada değişim her zaman bu kadar kolay değildir. Birçok kişi aynı şeyi tekrar tekrar ve yıllar yılı yapıyorlar ve bundan şikâyet ediyorlar. Eğer değişim bizim için bu kadar kolay değilse bu bilinçaltı zihnimizle tamamen sağlıklı bir ilişkimiz olmadığı içindir ve bu yüzden değişim onlar için kolay değildir.

Bilinçli zihniniz gerçekten bilinçaltınızla tamamen ilişki içinde olmak ister. Aslında bilinçaltı zihniniz ilişki kurmayı çok arzu etmek ister ve beş, altı veya yedi yaşlarındaki kardeşinizin size bakması gibi bakar. Sizin yönlendirmenizi ve desteğinizi istiyor ve nasıl yapılacağını bilseydi istediğinizi yapardı. Eğer bilinçli zihninizle bilinçaltı zihniniz arasında bir ilişki olmadığını düşünüyorsanız bu bilinçli zihne şaşırtıcı mesajlar verdiğiniz içindir.

Bu fikre biraz daha yakından bakalım: bilinçaltı zihniniz olumsuz bir şeyi bilinçli zihninize işleyemez. Bu doğru. Aslında bu bilinçli zihniniz için de geçerlidir. Bunu düşünün. Düşünmek istemediğiniz şeyi düşünmeden düşünemezsiniz. Düşünün. Mesela size “mavi bir kedi düşünme” dediğimde ne düşünürsünüz? Anlamsal olarak eğitilmediyseniz büyük ihtimalle size düşünmemenizi söylediğim halde mavi bir kedi düşünüyorsunuzdur.

Birçoğumuz hayatımıza “mavi bir kedi düşünmek istemiyorum” diye devam ediyoruz. Patronun odasına girdiğinizde “umarım son seferki gibi sinirlenmez” diyor musunuz? Veya yeni bir ilişkiye başlarken “umarım incinmem” diyor musunuz? Veya satış yapmak için içeri giren birinin “umarım bu satışı berbat etmem” demesi nasıl olurdu?

Bunları yapıyor musunuz? Eğer yapıyorsanız bilinçaltınıza verilen yanlış sinyal olabilir. Eğer bu yanlış bir sinyalse bu bilinçaltının bilince olumsuz bir şey işleyemeyeceği içindir. O zaman bilinçaltı ve bilinç arasındaki iletişimi kolaylaştırmak için çok az farkında olduğumuz bu önemli tarafımız hakkında biraz daha bilgi edinelim.

Bilinçaltının Ana İşlevleri

1.     Hatıralarımızı Depolama İçin: Bilinçaltı zihin hatıraların depolanmasını programlar. 1957’deki Penfield Araştırmasına göre olan her şey sadık bir şekilde hafızamıza kaydedilir. Hatırlarsanız 1957’de bir kadını beyninde bir elektrotla deneme yaptılar ve kadın çok küçük bir çocukken olan doğum günü partisiyle ilgili herşeyi hatırladı. Elbisesinin tenine dokunuşunu, doğum günü pastasının tadını ve kokusunu, annesinin ve arkadaşlarının nasıl baktıklarını, vs ile ilgili herşeyi sanki oradaymış gibi hatırladı. Bunun sonucunda nörofizikçiler 1957’de bize olan herşeyin tüm detaylarıyla beynimizde kaydedildiği gerçeğini kabul ettiler. 1960 yılında Carl Pribram beyindeki depolama alanını tüm vücuda yayan teorisiyle hatıraların sinir sisteminde holografik bir biçimde depolandığını söylediğinde Nobel Ödülü’nü kazandı. Hatıraların bu şekilde düzenlenmesinden ve onlara erişilmesinden sorumlu olan bilinçaltı zihindir.

2.     Tüm Hatıralarımızı Düzenler: Bilinçaltı zihin sinir sisteminde – vücutta – saklanan tüm hatıraları düzenler. Bu hatıraları düzenlerken depolanmış hatıralara işaret eden ve bu hatıralara erişimimizi kolaylaştırmak ve bunu mümkün kılmak için dizinler kullanır. Zaman Çizginiz de bu dizinlerden biridir, değerlerinizin düzenlenmesi bilinçaltı zihninizin kullandığı dizinlerden bir diğeridir.

3.     Duyguların Merkezi: Bilinçaltı zihin duyguların merkezidir. Bilinçli olarak hissedilmelerine rağmen duyguların merkezi bilinçli zihin değildir. Bilinçaltı zihin tarafından üretilir, sürdürülür ve onun sorumluluğu altındadırlar.

4.     Çözülmemiş Olumsuz Duygulara Bağlı Hatıraları Bastırır: İşte burası bazı ilginç çelişkilerin başladığı yerdir. Bilinçaltı zihin çözülmemiş olumsuz duygulara bağlı hatıraları bastırmakla da görevlidir. Buradaki vurgu “çözülmemiş” üzerindedir. Hatıra dokunulmamış duyguyla çözülene kadar bastırılacak. Çözülmemiş olumsuz duygu hatıranın içeriğinin, duygunun yoğunluğunu da kapsayarak bastırılmasına yol açabilir. (Bastırılan bu duygular Zaman Çizgisi’nde koyu veya belirsiz noktalar olarak görünürler). Bastırılan olumsuz duygular vücuda hapsolmuştur ve birçok durumda vücuttaki sinir yollarının akışını engelleyecek bariyerler oluşturabilir.

5.     Duyguları Serbest Bırakmak İçin Bastırılan Hatıraları Sunar: Bastırılan hatıralar daha sonra hapsolan olumsuz duyguları kurtarmak için sunulur. Bu bilinçaltı zihnin yapması “gereken” bir sonraki işlevdir ve bu uzun vadeli bir işlev olabilir. “Gereken” tırnak içinde belirtilmiştir çünkü birkaç durumda ve bilinçli zihnin hoşlanmadığı zamanlarda bilinçaltı zihin hatıraları kurtarmak için serbest bırakmak yerine bastırılmış bir şekilde tutmaya devam edecektir. Eğer hatıranın sunulduğu zaman bilinçli zihin duyguları akla uydurarak serbest bırakabilirse hatıra olumsuz duygulardan arındırılabilir.

6.     Bastırılan Duyguları Koruma İçin Bastırmaya Devam Etmek: bilinçaltı zihnin hatıraları bastırılmış şekilde tutmak gibi bir seçeneği de vardır. Bazı durumlarda bilinçaltının yaptığı budur. Bu bir kısa dönem işlevidir fakat uzun vadede bilinçaltı zihin bu hatıraları serbest kalmaları için sunmayı dener çünkü bastırılmış duygular beden için iyi değildir (8’e bakınız).

 

7.     Vücudu Çalıştırır/Kontrol Eder: Bilinçaltı zihne aynı zamanda vücudun zihni veya zihin – vücut adı da verilir ve bu işlevi yürütürken bilince vücudun yönetilmesi için direktifler sağlar.

8.     Vücudu Korumak: Bilinçaltı zihin vücudu korumakla da görevlidir. Yani sokağa çıkıp bir otobüsün önüne geçerseniz bilinçaltı zihniniz geri sıçramanıza sebep olacaktır ve güvende olacaksınız. Aşırı tehlike durumlarında birçok kişi bilinçaltı zihnin kontrolü ele aldığını fark eder.

9.     Ahlaklı Bir İnsan Olmak: Bu bir Ana Yönerge olmaktan çok yapımızda bulunan bir içgüdüdür. Bilinçaltı zihin ona öğretilen ve doğru olduğuna inandığı ahlak kurallarını zorlayacaktır. Bu Ana Yönerge’den bahsedilmesinin sebebi iyileşmede büyük önem arz ettiğidir. Eğer bilinçaltı zihin kötü olduğunuzu düşünürse tabi ki cezalandırılmak zorunda kalacaksınız. Bunun için iyileştirmede bilinçaltı zihnin cezalandırıp cezalandırmadığını bilmek önemlidir. “Ne çeşit bir ahlaklılıktan bahsediyoruz?” gibi bir soru çıkabilir. Bilinçaltı zihne öğretilen ve doğru olduğuna inandığı her tür ahlaklılıktan bahsediyoruz. Bu yüzden hırsızlar arasında bile onur vardır.

10.    Yönelmek ve Emirleri Takip Etmek İçin: Bilinçaltı zihin uyum içinde olduğu bilinçli zihin tarafından yönlendirilmeyi sever. Eğer bir uyum yoksa bilinçaltı zihin yönlendirilmelere veya emirlere uymayacaktır. Uyum olursa bilinçaltı zihin neredeyse tüm yönlendirmeleri takip edecektir. Bu çerçevede güven geliştirmek çok önemlidir çünkü eğer bilinçli zihnimiz fiziksel ve birçoğumuzun zihinsel işlevinden sorumluysa uyum bir zorunluluktur.

11.    Tüm Algıları Kontrol Etme ve Muhafaza Etme: Duyusal algılarımız vücudun dışından nörolojiyle girerken bilinçli algılara dönüşmeleri için önce bilinçaltı zihinden geçmeleri gerekir. Bilinçaltı zihin içeri giren muazzam ölçüdeki verileri süzmekle ve bunları bilinçli zihnin yönetmesi için anlayabileceği duruma getirmekle yükümlüdür. Tüm duyusal kanallarımızdan ortalama iki milyon parça bilginin girdiğini duymuşsunuzdur. Bilinçaltı zihin bunu artı – eksi 7 gibi parçalara ayırır.

12.    Enerjiyi Üretmek, Depolamak, Dağıtmak ve İletmek: Vücudun “müdürü” olarak bilinçaltı zihin aynı zamanda vücudun enerjisini de kontrol etmekle görevlidir. Vücuttaki enerjinin çoğunluğu oksijenin glikozla birleşmesi sonucu oluşur. Bilinçaltı vücuttaki enerjiden sorumlu olduğuna göre kilo verme ve iyileşme gibi çeşitli amaçlar için enerjiyi arttırması istenebilir.

13.    İçgüdü ve Alışkanlıkla Tepki Verme: Bazı içgüdüler doğumdan itibaren vardır, mesela kaç veya savaş tepkisi gibi. Alışkanlıklar zamanla gelişir. Bilinçaltı zihin zaman içinde hem içgüdüleri hem alışkanlıkları geliştirmek ve muhafaza etmekle sorumludur.

14.    Davranışları Oluştururken Tekrara İhtiyaç Duyar: Bir davranışı geliştirirken bilinçaltı zihnin kontrolüne girene kadar onu sık sık tekrar etmek iyi bir fikirdir. Bilinçaltı zihin sürekli devam eden bir “şimdi” içindedir ve bunun için bir davranış oluştururken kayda değer tekrar gerektirir.

15.    Devamlı Daha Fazlasını Aramak: Bilinçaltı zihin sürekli olarak daha ve daha fazla aramaya yönlendirilmiştir. Almak üzere olduğunu yeni arabayı satın aldıktan kısa bir süre sonra size “eski bir araba” gibi görünmeye başlar. Ve belki de “bundan sonraki ne?” diye merak etmeye başlıyorsunuz.

16.    En Az Parça Sayısıyla En Uygun Performans: Bilinçaltı zihin az parçayla da uygun bir şekilde performans gösterecektir. Hatta ne kadar az parça o kadar iyi performans. Daha fazla taraf daha çok içsel çelişki anlamına geldiğine göre ve her parçanın bütünün niyetiyle aynı niyette olduğunu ekleyemeyeceğimize göre daha az taraf daha iyidir. En iyi performans iyi bir şekilde bütünleşmiş tek bir üniteden oluşur.

 

17.    Semboliktir: Bilinçaltı zihin semboliktir. Birçok alanda okur yazardır, yani sembolleri yaratır, kullanır ve onlara tepki verir. Bilinçaltının bize verdiği şeylerin çoğu semboliktir. Bu onun anlamsız olduğu anlamına gelmez, tam tersine bu semboller yorumlanabilir ve belirgin anlamları olacaktır.

18.    Az Efor Sarf etme Prensipleri Üzerine Çalışmalar: Bilinçaltı zihin en az efor sarf etme prensipleriyle çalışır ve bu kurtulmak için yapabileceğinin en azını yapacağı anlamına gelir. Bu prensip bilinçaltı zihne enerji tasarrufu konusunda iyi hizmet eder fakat çeşitli semptomları iyileştirirken değil. Mesela bilinçaltı zihne bazı semptomları temizlemesini söylerseniz bu işlemi ne zaman başlatacağını ve ne zaman bitireceğini sormalısınız veya altı ay sonra işlemin tamamlanmamış olduğunu görürsünüz. “Neden?” diye sorduğunuzda bilinçaltı “henüz başlamadım” diye cevap verebilir.

19.    Herşeyi Kişisel Olarak Alır: Çocukken kullanılan o eski deyişi hatırlar mısınız “bir parmak karşıyı gösterse de diğer üç parmak seni gösterir”. Bu, bilinçaltının herşeyi kişisel olarak almasındandır. İyi haber, arkadaşınızda beğendiğiniz şey, sizsiniz. Kötü haber, arkadaşınızda sevmediğiniz şey de sizsiniz. Psikolojideki ifadeyle “algı, yansıtmadır”. Bu yüzden tanıştığınız herkes hakkında en iyisini düşünün. Eğer bir terapist, eğitimci veya özellikle bir yönetici olarak çalışıyorsanız danışanlarınız veya öğrencileriniz hakkında en iyisini düşünün. Muhteşem olduklarını ve Zaman Çizgisi Terapisi’ni kullanarak değişeceklerini düşünün ve değişecekler. George Esbrooks (1943) ve Andre Weitzenhoffer’ın (1957) çalışmalarına dayanarak terapistin (veya eğitimcinin ya da yöneticinin) inanmadığı şey, danışan tarafından gerçekleştirilmez. Eğer herşeyi yapabileceklerine inanırsanız yapacaklardır. Eğer danışanlarınızı muhteşem olarak görürseniz muhteşem olurlar. Danışanlarınızda ne kadar iyi görürseniz onlar da sizin için ve kendileri için o kadar iyi şeyi gerçekleştireceklerdir. Siz bunu ne kadar çok yaparsanız bilinçaltınız sizin hakkınızda o kadar iyi hissedecek ve gelişecektir. Bilinçaltı zihne saygı ve onur duyun. Eğer yapabilirseniz sevin onu. Siz ve bilinçaltı zihniniz çok uzun zaman birlikte olacaksınız bunun için iyi geçinseniz iyi olur. Eğer mükemmelliğinizi hatırlayabilirseniz mükemmel olursunuz.

20.    Bir Olumsuzluğu İşleyemez: Sonunda, önceden de söylediğimiz gibi, bilinçaltı zihninize ne yapmaması, düşünmemesi ve olmaması gerektiğini söylemek yerine          ne yapması, ne düşünmesi ve ne olması gerektiğini söyleyin.

Artık bilinçaltı zihnin çalışma şekliyle uyumlu Zaman Çizgisi Terapisi teknikleriyle kişinin geçmişindeki belirgin olayları çözebilmenin bir yolu var. Bu terapi aynı zamanda bu hatıralardaki olumsuz duyguları kolay ve hızlı bir şekilde veya en azından makul bir sürede serbest bırakma imkanı da vermektedir. Tabi ki kişinin hatıralarındaki olumsuz duyguların serbest bırakılmasının davranışları üzerinde etkisi olacaktır.

Tüm öğrendiklerinizi koruyarak geçmişinizdeki bütün öfkeyi serbest bıraksaydık sizin üzerinizdeki etkisi ne olurdu? Veya üzüntüyü, ya da korkuyu veya herhangi bir diğer olumsuz duyguyu?

Ya da geçmişe geri gidip eski bir kararı tekrar verebilseydiniz ve yeni bir şekilde, şu an olmak istediğiniz kişiyi destekleyen türde karar verebilseydiniz?

Veya geçmişteki bir olayı şimdi olmak istediğiniz kişiyi destekleyen bir şekilde değerlendirebilseydik?

Zaman Çizgisi Terapisiyle geçmişimizi tekrar değerlendirme ve bizi sınırlayan kararları değiştirme imkânımız da var. Belli bir ölçüde geçmişteki kararlarımız şimdiki davranışlarımızı yönlendirir. Bilinçli veya bilinçsiz bu davranışlar şimdiki davranışlarımızı etkiler. Kararlarımız Zaman Çizgisinde saklanmıştır ve Zaman Çizgisi sayesinde onlara erişebiliriz.

Sonuç olarak bir de geleceği istediğiniz gibi yaratabileceğiniz güvenilir bir yol olsaydı? Geleceğinizi yaratmak için kullanılan işlemler olumsuz duyguları serbest bırakma ve sınırlayıcı kararları temizlemek kadar güçlüdür.

.